Diyarbakır’da Gezilecek Yerler

Ulu Cami
İslam dünyasında beşinci Harem-i Şerif olarak bilinmektedir. Diyarbakır İslam ordularınca fethedildikten ardından, ildeki en devasa Hıristiyan tapınağı Mar-Tama kilisesi, M.S. 639 seneninde camiye çevrilmiştir. 1091′de Devasa Selçuklu Sultanı Melikşah saatinde onarım ettirilmiştir. 1115 tarihinde oluşan yer sarsıntısı ve yangında devasa hasar gören cami, 1240 seneninde halkın sayesinde onarılmıştır. Avlusundaki şadırvanları, muhtelif devirlere ilişkin kitabeleri istikametinden devasa kıymet taşıyan bu ilk İslam yapısı, kara taşlarla inşa edilmiştir.
Anadolu’nun en köklü camisi olan Ulu Cami, etrafındaki iki medrese ve başka yapılarla abidesel binalar topluluğu olarak son zamanlarda de ilgi çekmektedir. Tasari olarak 705-715 senelerinde inşa edilen Şam’daki Ümmiye ve Emevi camilerine benzemektedir.
DİYARBAKIR EL SANATLARI
Diyarbakır’ın el sanatları içinde kuyumculuk, ipekçilik, bakırcılık önde gelmektedir. Diyarbakır el sanatları, I. Dünya Savaşı’na kadar defa ilşeri tek düzeydeydi. Mesela Konya’daki Mevlana türbesinin ikinci kapısı, Bağdat’taki İmam-ı Üyem türbesinin altın ve gümüş işlemeli kapısı ile avize, şamdan ve kandilleri Diyarbakır’da yapılmıştır.
Eskisi kadar olmamakla beraber son zamanlarda ehemmiyetini koruyan bu el sanatlarında hasır bilezik, kişmiş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler Diyarbakır’ın kuyumcularının beğenilen ürünleri arasındadır.
Çayönü buluntuları
Diyarbakır’ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üstünde Ergani bölgesinde tespit edilen Çayönü antik şehiri cilalı taş devrine başka bir deyişle günümüzden tahminen 9000 sene evveline dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik yaşama geçilen yerlerden biri bulunduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan uygulanan muhtelif aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi’nde sergilenmektedir.

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir